nonpasaran

Notebook satın alma rehberi- Eski Versiyon (2014)

Bu yazı Notebook satın alma rehberi'nin en son 2014 yılında güncellenen 2. versiyonudur. Hem yedek olması açısından hem meraklısı için neler değiştiğini görmesi açısından burada bulunuyor. Güncel versiyona buradan ulaşabilirsiniz.


           2010 yılının Ocak ayında yeni aldığım ve o günlerde popüler bir model olan Asus N61Vn'yi almayı düşünenlere tanıtma adına yazmaya başladığım ama sonradan bir "Notebook Satın Alma Rehberi"ne dönüşen bu yazının gördüğü ilgi aslında artık dizüstü bilgisayarların ne kadar popüler olduğunun bir belirtisi. İlk örneği 1968 yılında Alan Kay adındaki bir Xerox PARC çalışanının zihninde bir fikir olarak oluşan ve Dynabook¹ ismini verdiği bu tasarımdan, 2008 yılının 3. çeyreğinde notebook satışlarının ilk defa masaüstü bilgisayarlar satış rakamlarını geçtiği bu günlere geldik. Böylece bir devir kapanmış oldu. Artık mobilite bir lüks veya tercih değil adeta zorunluluk. Öylesine ki çoğu özel üniversite yeni başlayan öğrencilerine ücretsiz notebook veriyor, şirketler çalışanlarına artık masaüstü bilgisayar değil notebook alıyorlar. Görünen o ki artık masaüstü bilgisayarlar sadece profesyonellere ve 3D oyunları uç seviye kalitede oynamak isteyenlere hitap ediyor. Gelecek 10 yılda masaüstü bilgisayar satışlarının çok küçük rakamlara düşeceğini öngörmek çok zor değil. Öyleyse Kral öldü, yaşasın yeni kral!




               Eğer direk bu yazıya ulaştıysanız size tavsiyem önce Notebook Kullanmaya Başlangıç : İhtiyaçları Belirlemek adlı yazımı okuyun. Çünkü eskiden bu yazı ile yapmaya çalıştığım şeyi daha iyi yapabilmek için, vermeye çalıştığım bilgileri daha da genişleterek bir üçleme haline getirdim. Bu yazıda bu üçlemenin 2. yazısı. Doğru karar verebilmek adına size tavsiyem sırasıyla okumanız. Umarım notebook satın almaya çalışanlara bir nebze katkım olur. Selamlar.

Nonpasaran
1 Ekim 2011


1- Notebook Kullanmaya Başlangıç : İhtiyaçları Belirlemek
2- Notebook satın alma rehberi (Şu anda okuyorsunuz)
3- Notebook Kullanmaya Başlangıç : Kullanım ve Bakım




Ayın Yıldızları



Güncelleme (Ağustos 2013): Bu yılın Nisan ayına kadar Ayın Yıldızları adı üzerinde aylık yayınlanan bir yayın idi. Ancak Enpedi'ye Kampanyalar adında ayrı bir bölüm açtığımızdan beri her ay yayınlamanın bir anlamı kalmadı. Bu yüzden Ayın Yıldızları artık sadece piyasada önemli değişiklikler olduğunda yayınlanıyor. Güncel tavsiyeler için Kampanyalar bölümünü kullanın lütfen.


               Bildiğiniz gibi önceden burada ayın öne çıkan modellerini sizinle paylaşıyor ve her ay bu köşeyi yeniden -eskisinin üzerine- yazıyordum. Ancak geçen sene Eylül ayından beri -yine bildiğiniz gibi- bunun yerine her ayın "Ayın Yıldızları"nı ayrı olarak yazmaya başladım. (Bunların bağlantılarını altta bulabilirsiniz) Bunu yapmamın sebebi bir modeli almayı düşündüğünüzde 5 ay evvel fiyatı neydi (Tabii burada geçtiyse) bulabilmeniz ve böylece yapılan indirimlerin gerçekten yapılıp yapılmadığını anlayabilmeniz...

               Ben burada önerdiğim makinaları sadece fiyat/performans oranına göre seçmiyorum. Bunların yanında modelin kronik bir problemi olmamasına, ısınma ve sesli çalışma problemi olmamasına, servisinin ve satış sonrası yazılım desteğinin en azından vasat olmasına ve alan kişinin sadece ilk 6 ay değil, en azından 3-4 sene sorunsuzca kullanacağı bir model olmasına dikkat ediyorum. "Buna nasıl karar veriyorsun?" derseniz, yurtdışındaki çoğu notebook ile alakalı platformlara üyeyim ve Türkiye'de satılan modellerin tartışıldığı konulara da e-posta üyeliğim var. Neredeyse yapılan her yorumu okuyorum. Bu şekilde kullanıcıların problemlerini ve memnuniyetlerini gözlemleyebiliyorum.

             Bunun yanında konuyla ilgili sizden ricam var: Yorumlarınızı tabii ki esirgemeyin ama yorum yollarken de biraz insaflı olun.

"Ben 2. sınıfa giriyorum ve 2000 lira bütçem var bana bir model önerir misiniz?"

gibi zaten burada cevabı olan bir bir soruyu sormak tamamen benim -her yoruma cevap vermek- prensibimi, iyi niyetimi istismar etmekten başka bir şey değil. Lütfen bunu yapmayın.

            Aylık tavsiyeler sizi tatmin etmiyor daha kısa dönemli tavsiyeler istiyorsanız Twitter yada Facebook sayfalarımı takip edebilirsiniz. Buradaki mesajlarım aynı zamanda blogumun her sayfasında sağ tarafında görebileceğiniz Twitter kutusunda da görüntüleniyor. Piyasada oluşan değişimlerin yanı sıra kampanyalar ile uygun fiyatlar oluştuğunda paylaşıyorum. Bunun yanında yeni çıkan sürücü idi, oyundu gibi ufak tefek şeyleri de paylaşıyorum. Buradaki mesajlarımı, geyik muhabbetinden ziyade sadece blogumun içeriği ile ilgili tutmaya özel özen gösteriyorum.


▻▻ Ayın yıldızları: (2010) Kasım, Aralık (2011)Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık (2012) Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Temmuz, Ağustos/Eylül, Ekim, Kasım (2013) Şubat, Mart/Nisan, Ağustos







           Daha önce burada yer alan ve markalar hakkında bilgi verdiğim bölümü bu konuda çok fazla soru almam sebebi ile genişleterek ve kendi görüşlerimi ekleyerek ayrı bir makale haline getirdim. Daha önce burada okudu iseniz bile tekrar göz atmanızı öneririm...

▻▻ Notebook Markaları hakkında...



Bataryalar hakkında,


         Batarya kullanımı hakkında çok fazla soru ve hurafe olduğundan daha önce burada yer alan içeriği güncelledim ve çok daha ayrıntılı bir şekilde yeni bir makale şeklinde yazdım. Bunu ise kulaktan doyma bilgilerle, oramdan buramdan uydurarak değil yaklaşık 3 aylık bir çalışma ile;

  • Dünyanın önde gelen batarya üreticilerinin sitelerinde yayınladığı binlerce "White Paper" ı (Sevmiyorum bu tip yabancı terimler kullanmayı ama bunun tam karşılığını Türkçe'de bulamadım) gözden geçirdim. Bu üreticilerin şöyle böyle değil çok büyük cirolara sahip üreticiler olduğunu ve batarya teknolojisini geliştirmek için her yıl yüz milyonlarca doları sadece araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırdığını göz önünde bulundurun.
  • Meslek yayınları diyebileceğim tamamen bu endüstri ile ilgili yayınlar yapan dergi ve online portallardan yararlandım.
  • Yine de karanlıkta kalan noktalar veya emin olmadığım noktalar olduğunda bunlarla e-posta yolu ile temasa geçip sorular sordum cevaplar aldım.

           
           Ve sonunda yazıyı yayınlayıp sonuna yararlandığım kaynakların tamamını yazdım. Her sene milyonlarca notebook satıp milyarlarca dolar ciro yapan onlarca üreticinin bir tanesinin bile, birini görevlendirip bu tip bir çalışma yaptırmadığını ve bu konuda bir White Paper  yayınlamadığını düşündüğümüzde bu çalışmanın değeri ortada. 

             Buna rağmen PCNet gibi Türkiye'nin en çok bilinen teknoloji yayınlarından birinin yayın yönetmeni çıkıp yine Türkiye'nin en çok okunan gazetelerinden birinin teknoloji ile alakalı portalı TeknoTV'de çıkıp tamamen kulaktan dolma ve tamamı yanlış bilgilerle on binlerce insanı yanıltabiliyor. (Ben bu yazıyı yazarken videonun seyredilme sayısı 71.000 idi. Link) Uyarım üzerine bana yaptığı geri dönüşten bırakın mühendisliği, meslek lisesi seviyesinde dahi olsa teknik bilgisi olmadığı rahatlıkla anlaşılan bu arkadaş tahmin ettiğim gibi hiçbir teknik geçmişi olmadan gazete yazarlığından bilgisayar dergisi yöneticiliğine gelmiş bir arkadaş. Buna karşı değilim, bilgisayar dergisinin yayın yönetmeni teknik bir eleman olmak zorunda değil ama çıkıp PCNet yayın yönetmeni titri ile hiçbir teknik eğitimi olmadan, sadece eline gelen ürünleri üstün körü inceleyerek edindiği verilerle/tecrübe ile çıkıp bilirkişi olarak ahkam kesiyorsa  ve insanları yanıltıp zarar görmelerine sebep oluyorsa bu yanlış. Sonuçta bu videoyu izleyen binlerce insanın % 99'u eminim bu kişinin bilgisayar mühendisi yada ona benzer bir şey olduğunu düşünüyordur.

               Bu durum uzun zamandır yazmak istediğim ama bir türlü vakit bulamadığım Türkiye'deki bilgisayar dergiciliğinin rezilliği ile alakalı bir yazıyı mümkün olan en erken zamanda yazma kararı almama etken oldu. Ancak bir paragrafla burada da değineyim; 

               Zannettiğinizin aksine bu dergilerin hiçbirinde aktif olarak bir tane bile bilgisayar mühendisi çalışmaz. Bunlar büyük yayın gruplarının bu alandan da nasiplenmek için yayınladıkları dergilerdir ve küçük ekipler tarfından yayına hazırlanırlar. Bu ekiplerdeki elemanlar ise iyi derecede Almanca yada İngilizce bilmesi ve birazda bilgisayardan anlaması yeterli olan, sırf dergide ismim görünsün diye üç otuz paraya çalışan gençlerden oluşur. Bunlarda eğer dergi yutdışı bir derginin uzanatısı ise o dergideki yazıları, değilse oradan buradan aparttıkları yazıları tercüme ederler ve kendilerininmiş gibi yayınlarlar.  Sadece başta yayıncılık geçmişi olan 1-2 profesyonel bulunur ki dergi amatörce çıkmasın para kazansın!

                Bu dergilerin para kazanması ise reklam aldıkları ürünlere bağlıdır. Durum böyle olunca bunların gözünde hizmet verilmesi gereken okuyucu değil paralarını ödeyen reklam verenlerdir. 

                Bunlar bir ürünü inceleyip iyi diyorlarsa bilin ki size yol göstermek için değil, mutlaka bir şekilde -dolaylı veya dolaysız- bunun karşılığını aldıkları içindir.
Bunlar bir makale yayınlıyorlarsa bilin ki amaç sizin yararlanmanız değil, hit almak ve dolayısıyla etkinliklerini ve reklam gelirlerini arttırmaktır. Bu yüzdendir ki kısacık bir makaleyi bölerek 5-10 sayfada yayınlarlar. Gelen müşteri bir kere tıklayıp gitmesin 5-10 defa tıklasın diye. Neyse uzun etmeyeyim, ileride bu konuda uzun uzun yazacağım...








Ekranlar hakkında,

              Çoğu izleyicim ekranlar hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyor. Bu yüzden daha önce burada yazdıklarımı da ekleyerek ekranlar hakkında geniş bir makale yazdım. Linkten ulaşabilir ve ekranlar hakkında kafanızda oluşabilecek bütün soruların cevaplarını bulabilirsiniz;

▻▻ Ekran Çözünürlüğü Karmaşası ve Gerçekler: Hangi Ekran, Hangi Çözünürlük Size Uygun?







            Şimdiye kadar yurtdışından notebook almak ile ilgili pek çok soru aldım . Bu konuya da ayrı bir paragraf açmak istiyorum:

            Yurtdışında satılan modeller Türkiye'ye göre nispeten ucuz olabilir ama o kadar da ucuz değiller. Öncelikle almayı düşündüğünüz makinanın Refurbished² olmadığından emin olun. Daha sonra düşündüğünüz markanın Türkiye'deki yetkili servisini arayarak yurtdışından alınan makinalara garanti kapsamında servis verip vermediklerini sorun. Cevap evet olursa almayı düşündüğünüz modele servis verip vermeyeceklerini sorun. Buna da cevap evet olursa düşündüğünüz modelin Türkçe klavyesinin mevcut olup olmadığını mevcutsa değişimin maliyetini öğrenin. Eğer hala avantajlı olduğunu düşünüyorsanız ve ileride ciddi bir arızada değişim hakkı kazanmanız durumunda bir sürü karışıklık yaşanma durumunu da göze alıyorsanız alın.





Garanti ve Tüketici hakları


24 Mayıs 2011 tarihi itibari ile Tüketiciyi koruma hakkındaki kanun'da önemli değişiklikler yapıldı. Uzun zamandır fırsat bulup düzenleyemiyordum ama bu gün el atınca bu konunun önemine binaen  tamamen ayrı bir konu olarak daha geniş bir şekilde işlemeye karar verdim. Konuyla ilgili yazdığım -Basit Anlaşışır Bir Şekilde- Tüketici Hakları adlı yazıma alttaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum;





Başlayalım,


Altta size kullanım profilinize uygun pek çok işlemci ve ekran kartı önereceğim. Ancak öncelikle şunu bilmelisiniz: Eğer hızlı bir bilgisayar istiyorsanız hızlı bir sabit diskiniz olmalı!

              En iyi işlemciyi, en fazla Ram'i, en hızlı grafik kartını alsanız dahi hızlı bir diskiniz yoksa hayal kırıklığına uğrarsınız. Piyasada satılan modelllerin çoğunda ise sıradan 5400 Rpm diskler kullanıyor. Bu yüzden altta verdiğim kullanıcı profillerinden 6 ve 7 nolu profillere mensup değilseniz, ilk yapmanız gereken şey mümkün ise bir SSD diske, değil ise 7200 Rpm bir diske terfi etmeniz. Bu çok çok küçük bir maliyetle (7200 Rpm disk için konuşuyorum. SSD biraz tuzluya malolur) bilgisayarınızın performansını neredeyse 2 katına çıkaracaktır. Bununla ilgili ayrıntılı bilgileri altta linklerini verdiğim yazılarımda bulabilir, performans farkını ise videoda izleyebilirsiniz;










           Öncelikle kullanıcı profilinizini saptamalı ve bunun gereklilikleri nedir bunu anlamalısınız. Eğer hala okumadıysanız Notebook Kullanmaya Başlangıç : İhtiyaçları Belirlemek isimli yazımı okumanız size kabaca ihtiyacınız olan performans hakkında bilgi verecektir.

           Benim gözlemlerime göre notebook kullanıcılarının profilleri altta sıraladığım üzere kabaca 7'ye ayrılıyor. Bunların büyük bir çoğunluğu da 2 nolu profil başta olmak üzere 3, 5 ve 6 nolu profillre uygun kullanıcılardan oluşuyor;

  1. Temel amacı oyun oynamak olan ve bunu mümkün olan en yüksek çözünürlükte yapmak isteyenler.
  2. Temel amacı oyun oynamak olan ama çeşitli sebeplerle bir oyun makinası almak istemeyenler.
  3. Güçlü bir bilgisayara ihtiyacı olan ama oyunla arası -pek- olmayanlar.
  4. Notebook'u temel olarak profesyonel grafik ihtiyaçları için alanlar.
  5. Film seyretmek, internete girmek, ders çalışmak gibi amaçla alan dolayısıyla çok fazla grafik ve işlem gücüne ihtiyaç duymayanlar.
  6. Hem performansa, hem taşınabilirliğe hem de uzun batarya süresine ihtiyaç duyanlar.
  7. Ofis programları ile çalışmaya ve internette dolaşmaya yetecek kadar performansı yeterli gören ama taşınabilirlik ve batarya süresine ihtiyaç duyanlar.



               Bu yazıya gelen yorumlardan ve etrafımdaki Notebook kullanıcılarından gözlemlediğim kadarı ile yeni bir Notebook almayı düşünenlerin çok büyük bir çoğunluğu 2. sınıfa dahil. Bu sınıftaki kullanıcılar için oyun oynamak olmazsa olmaz. Yeni çıkan oyunları dahi olabilecek en yüksek ayarlarda oynamak istiyorlar. Bunun yanında hızlı açılıp kapanan, masaüstünde atik olan, aynı anda birden fazla uygulama çalıştırıldığında performans düşüşü yaşatmayan bir bilgisayar istiyorlar ve bütçeleri genelde 1500-2500 Lira arası. Şimdi bu profilleri daha detaylı inceleyelim;


    Altta verdiğim işlemci ve ekran kartları şu anda piyasada en çok rastlanan işlemci ve ekran kartlarıdır. Piyasaya yeni işlemciler ve ekran kartları girdiğinde "Ayın Yıldızları"  vasıtasıyla güncelliyorum. Piasaya yeni giren işlemci ve ekran kartları için lütfen "Ayın Yıldızları"nı takip edin. Ayrıca Kampanyalar bölümümüzü kullanabilirsiniz.  İşlemci ve ekran kartları ile ilgili sıralamalar ve ayrıntılı bilgi bulabileceğiniz linkleri ise makalenin sonunda verdim. İhtiyaç duyarsanız linkleri kullanabilirsiniz.




    1- Oyun makinasına ihtiyaç duyanlar...

    Kendinizi bu sınıfta görüyorsanız bence oturup önce bir düşünün. Bu tip bilgisayarlar genelde 3500+ Lira fiyatlara sahiptir ve siz bu para ile bu makinalardan elde edeceğiniz performansın çok çok üzerinde performans alabileceğiniz bir Masaüstü sistem toplayabilir ve bu Masaüstü sistemi ufak tefek harcamalarla 5-6 sene güncel tutabilirsiniz. Oysa bir oyun Notebook'u en fazla 2 sene güncel kalacaktır.

    Örneğin geçen sene piyasada bulunan en güçlü oyun makinalarından ASUS G73Jh, 13500 civarı 3DMark06 puanına sahip idi. Oysa aradan sadece 1 sene geçmiş olmasına rağmen 2000 lira civarında bir fiyatla satılan Lenovo Y580 performans açısından bu oyun makinasını gemiş durumda (15.500 civarı 3DMark06 puanı)

                  "Benim Masaüstü bilgisayarı koyacak yerim yok", "Ben öğrenciyim taşınabilirlikte önemli" gibi argümanların bahane olduğunu düşünüyorum.

                   Yinede bu albenili oyuncu modellerinin bütçesi uygun olan kullanıcıların içini gıcıkladığının farkındayım.  Türkiye piyasasında bu tip makinaların çeşitliliği çok fazla değil ve fiyatları değişkenlik gösteriyor. Hatta bazen firmalar ellerinde kalmış eski teknoloji oyun makinalarını güncel makinalarla aynı fiyata satmaya çalışıyor. Bu yüzden eğer bu tip bir makina almak istiyorsanız ve bana danışırsanız yardımcı olmaya çalışırım.




    2- Her işi yapan bir makina isteyenler...

    Yukarıda da bahsettiğim gibi Notebook almayı düşünenlerin çok büyük çoğunluğu bu sınıfa dahil. Oyun makinası düşünmüyorlar çünkü;

    a) Bütçeleri bu seviyede değil
    b) Bütçeleri müsait olsa da bu kadar parayı bir Notebook'a bağlamanın mantksız olduğunu düşünüyorlar
    c) Bu makinaların taşınabilirliğinin ve pil ömrünün nispeten daha az olması sebebiyle bu makinalardan uzak duruyorlar
    d) Böyle dikkat çekici makinaları yaşları veya konumları sebebiyle kullanmak istemiyorlar.

    Bu sebepler artırılabilse de sanırım temel sebepler bunlar. Eğer sizde bu sınfa dahilseniz, alacağınız makinanın işlemcisi  Ivy Bridge (i7-3xxx) ve (i5-3xxx) ya da Haswell (i7-4xxxve (i5-4xxx)serilerinden bir işlemci olmalı. Ekran kartı ise Ayın Yıldızları'nda yer alan ve gerektikçe güncellediğim tabloya göre 100 puan ve tercihen üzeri puanı olan bir kart olmalı.


    Bundan sonra (Şubat 2013)  2. nesil Core i (Sandy Bridge) işlemcili modelleri satın almayın. Bunların yerine 3. nesil Core i (Ivy Bridge) ya da 4. nesil Core i (Haswell) işlemcili modelleri tercih edin. "Nasıl ayıracağım?" derseniz işlemci kodu basamaklı ise ve ilk rakamı 3 ise 3. nesil Core i (Ivy Bridgeişlemci demektir. İşlemci kodu basamaklı ise ve ilk rakamı 4 ise 4. nesil Core i (Haswellişlemci demektir.Sandy Bridge işlemcilerin kodu ise yine 4 rakamlı olmasına rağmen 2 ile başlar. Daha fazla bilgi ise burada...




    3- Oyunla arası olmayanlar ama güçlü bir makina isteyenler...

    Bu sınıftaki kullanıcılar oyun oynamazlar yada en fazla arada sırada yeğenleri  FIFA, PES veya strateji türü çok fazla sistem gereksinimi olmayan oyunları oynar. Ama bilgisayarlarının hızlı açılıp kapanmasını, masaüstünde uyumlu ve akıcı davranacak güce sahip olmasını ve aynı anda bir çok program çalıştırdıklarında dahi (Programa göre farkedecektir) performans düşüşü yaşamamasını isterler.

                 Eğer bu sınıfta iseniz yukarıdaki gruptan tek farkınız güçlü bir ekran kartına ihtiyaç duymamanızdır. 2. gruba önerdiğim işlemciler sizin için de aynen geçerlidir fakat siz harici ekran kartı olmayan veya giriş seviyesi bir ekran kartına sahip bir model seçmelisiniz.

                 "Peki harici ekran kartı olup olmadığını nereden bileceğim?" sorusu aklına gelen okuyucular olabilir. Basitçe ekran kartının markası nVidia veya ATI (Artık AMD) değilse ekran kartı harici değildir diyebiliriz.

                  Eğer hiç oyun oynamıyorsanız harici ekran kartı olmayan bir modeli, eğer arada sırada basit oyunları oynuyorsanız veya yüksek sistem gereksinimleri isteyen oyunları düşük çözünürlüklerde de oynasam olur diyorsanız Ayın Yıldızları'nda yer alan ve gerektikçe güncellediğim tabloda sarı renk ile işaretlenmiş ekran kartı modellerden birine sahip bir model seçmelisiniz.

    Son not olarak harici ekran kartı olmayan bir model satın almanın avantajlarını söyleyeyim:

    a) Ekran kartının ürettiği ısıdan kurtulursunuz. Bunun anlamı genel anlamda daha serin çalışan bu yüzden de hem kullanım konforu yüksek hem de ömrü uzun bir makinaya sahip olursunuz. Ayrıca fan daha az çalışacağından çalışma gürültüsü de az olacaktır.
    b) Ekran kartının harcadığı enerjiden kurtulduğunuz için batarya ömrünüz kayda değer bir şekilde artacaktır.
    c) Modele markaya göre değişmekle beraber 200-500 Lira cebinizde kalacaktır.

               




    4- Profesyonel anlamda grafik veya işlem gücüne ihtiyaç duyanlar...

    Eğer bu sınıftaysanız 1. sınıftaki kullanıcılara yaptığım uyarıyı yapayım. Gidin bir masaüstü sistem toplayın! Yaptığınız işin vasfına ve kullandığınız programlara göre değişmekle beraber muhtemelen bir Notebook'un vereceği performans size yetmeyecektir. Yetecek Notebook'un ise ısınma, sesli çalışma sorunu ve taşınabilirliği olumsuz etkileyecek boyutları ve ağırlığı olacaktır. Sadece taşınabilirlik sizin için olmazsa olmaz bir gereklilikse Notebook'lara yönelin.

                     Eğer kullandığınız programlar grafik gücünden ziyade işlem gücüne ihtiyaç duyuyorsa işiniz nispeten daha kolay.  3. Nesil Core i7 (Ivy Bridge) ya da 4. Nesil Core i7 (Haswellserisinden bir işlemciye sahip bir Notebook işinizi görecektir. Ama kullandığınız programlar yoğun grafik gücüne ihtiyaç duyuyorlarsa (Simülasyon, modelleme, animasyon, sanal ışıklandırma, 3D efekt yapımı, oyun yapımı  vb.) o zaman işiniz biraz daha zor. Profesyonel grafik kartlarının oyun amaçlı grafik kartlardan neden daha farklı olduğunu bir önceki makale olan, Notebook Kullanmaya Başlangıç : İhtiyaçları Belirlemek  adlı makalemin Grafik performansı bölümünde temel olarak anlatmıştım. Burada ise kısa bir bilgilendirme yapayım;


    ▻ Bu kartlara kimler ihtiyaç duyar?

                 Bu kartlar CAD (Computer Aided Design), DCC (Digital Content Creation), GIS (Geographic Information System) temelli ve hava hareketlerini (Meteroloji veya Aerodinamik) hesaplamakta kullanılan yazılımları kullanan kullanıcılar içindir. Bu yazılımlara uydu ile maden, gaz ve petrol aramalarında kullanılan yazılımlar dahildir.

                  Bu yazılımlara örnek olarak; 3ds Max, Adobe Premiere, Adobe After Effects, Carrara, Cobalt,  form-Z / form-Z Renderzone Plus, Maya, VR4MAX Generator, trueSpace, SolidWorks, Softimage, Quest3D Power/Creative/VR, GRASS GIS, SAGA GIS, Quantum GIS, ArcGIS 10 gibi yazılımlar sayılabilir.

                Bu tip kartlar Notebook Kullanmaya Başlangıç : İhtiyaçları Belirlemek  adlı makalemde de anlattığım gibi OpenGL için optimize edilmişlerdir ve bu programlarda kullanılan bazı özel komutları desteklerler. Ha Notebook'larda kullanılan oyun serisi ekran kartları da bu programları çalıştırabilirler ama bu uygulamalara yönelik optimize edilmedikleri, çalışma mantıkları farklı olduğu ve sürücüleri DirectX'e göre yazıldığı için alacağınız performans çok daha az olacaktır. Bu kartları, ikisi de 100 HP gücünde motora sahip bir otomobil ve traktöre benzetebilirsiniz. Aynı motor gücüne sahip oldukları halde şanzımanları ve tasarımları birbirinden farklı olduğu için bir şehirler arası yolda otomobil traktöre çok büyük bir fark atabilecekken, konu tarlada çalışmak olduğunda, traktör otomobili ezip geçecektir.

               Bu açıklamalardan sonra kendinizi bu kullanıcı profiline dahil ettiyseniz i5 veya i7 serisi bir işlemci ve nVidia "Quadro" veya ATI "Mobility FireGL" serisi bir ekran kartına ihtiyacınız var demektir. Bu ekran kartı serilerinin güçlü üyelerine (Ekim 2011) (Quadro FX 3800M, 3700M ve 2800M gibi) sahip Notebook'ları bildiğim kadarı ile sadece Lenovo ve Dell üretiyor ve fiyatları yurtdışında 3500 $'dan başlıyor ve 10.000 $'lara kadar çıkıyor. Daha hallice modeller ise Türkiye'ye geliyor fakat genelde piyasada sadece 1-2 model bulunabiliyor. Bu yüzden bu tip bir makina almayı düşünüyorsanız size tavsiyem mesleğinizle ilgili forum veya platformlarda bulabaileceğiniz bu tip makinaları kullanan daha deneyimli kullanıcıların fikirlerini almanız. Bu tip yazılımlar uzmanı olduğum bir konu olmadığından dolayı oyunlarda yaptığım gibi şu kart şu yazılımı şu seviyede çalıştırır diyemiyorum. Ama ihtiyaç duyarsanız elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.




    5- Bilgisayarı eğlence ve/veya eğitim amaçlı alanlar...

    Bu sınıfa dahil kullanıcılar bilgisayarı daha çok film izlemek, internette dolaşmak ve ders çalışmak için kullanırlar. Oyun oynamak tamamen 2. plandadır. Bu tip bir bilgisayara ihtiyaç duyanların çoğunluğunu, çocuğuna üniversite veya lisede eğitim amaçlı lazım olacağını düşündüğü için veya çocuğum bilgisayara yabancı büyümesin diyerek çocuğuna bir bilgisayar almayı düşünen ebeveynler oluşturur.



    Burada çocuğuna bir Notebook almayı düşünen ebeveynleri uyarmak istediğim bir konu var. Çoğu genç ailesine bir bilgisayar aldırmak için "Derslerde lazım", "Öğretmen istedi", "Üniversiteye hazırlanmak için şart" gibi söylemler kullanırlar. Bir ebeveyn olarak bunların genelde yalan olduğunu bilmeniz gerekir.

                          Çocuğunuzun sizden bu bilgisayarı isteme sebebi çoğunlukla oyun oynamaktır. Bilgisayar oyunları insanın vaktinin çoğunu alan ve ders çalışmaktan, sosyalleşmekten hatta yemekten içmekten koparabilen aktiviteler olabilir.

                         "Benim çocuğum koca adam/kız oldu ben ona güveniyorum" demeyin. Ben bilgisayar oyunları yüzünden üniversiteden atılan pek çok genç gördüm. Bu yüzden kesinlikle güçlü harici ekran kartı olan bir modele yönelmeyin. "Çocuğunda eğlenmeye hakkı var" diyorsanız oyun oynama saatlerini ebeveyn denetimleri ile sınırlayın. Yaşına bağlı olarak internet aktivitelerine de ebeveyn denetimlerini uygulayın. Bunun çok zor bir şey olduğunu düşünmeyin son derece basittir ve bu sizin çocuğunuza karşı görevinizdir.




            Eğer bu sınıfta iseniz 3. Nesil Core i3-3xxx (Ivy Bridge) veya 4. Nesil Core i3-4xxx (Ivy Bridge)serisinden bir işlemci işinizi görecektir. Bu işlemcilerin sahip olduğu entegre grafik işlemci HD filmleri seyretmek ve basit oyunları oynamak için yeterlidir. Eğer harici ekran kartı olan bir model seçmek istiyorsanız 3. kategoride yazdıklarımı ve verdiğim tabloyu inceleyin. Bu sınıftaki bir model 1200 liranın altında bir fiyata sahiptir. Daha fazla asla etmez.




    6- Taşınabilirlik, uzun pil süresi ve performansı bir arada isteyenler...

    Bu sınıfa dahil kullanıcılar genelde çok seyahat eden ve seyahat esnasında çalışmak zorunda kalan iş insanlarıdır. Netbook'ların verdiği performans bunlar için yeterli değildir. Ayrıca Netbook'ların küçük ekranları iş gereksinimlerini karşılamaz.

    Bu sınıfa dahil kullanıcılar için donanım üreticileri daha küçük, daha ince ve daha az güç tüketen donanımlar üretirler. Bunların soğutma ihtiyacı da standart donanımlara göre çok daha azdır. Bu sayede  Ultra-ince modeller üretilebilmektedir. Intel'in U (Ön ek-10 Watt), SU (Ön ek-10 Watt) , L (Ön ek-17 Watt) , UM (Son ek-18 Watt), UE (Son ek-18 Watt), LM (Son ek-25 Watt)  sınıfı işlemcileri, Ultra-ince sabit diskler ve Ultra-ince LCD paneller bu donanımlara örnektir. (Karşılaştırma notu: Modern mobil işlemciler ortalama 35-45 Watt enerji harcarlar.)

                Bu sınıftaki Notebook'ların kalınlığı  tipik olarak 2.5 cm.den az, ağılıkları ise 1.8 kg.dan az olur.
    (Karşılaştırma notu: Sandart Notebook'ların kalınlığı 3.8 cm. ve üstü, ağılığı ise 2.7 kg. ve üstüdür.)

               Tabii bu küçük, ince ve az enerji harcayan donanımlar maliyeti arttığından dolayı, performansları standart Notebook'lardan az olduğu halde bu tip Ultra-ince Notebook'ların fiyatları genelde standart Notebook'lardan daha fazladır. Yani kısaca denilebilir ki; taşınabilirlik ve uzun pil ömrü adına nispeten az performansa razı olursunuz ve daha fazla ödersiniz. Altta bu sınıfın temsilcisi bir Notebook görüyorsunuz.


    Eğer bu özelliklere sahip bir Notebook'a ihtiyaç duyuyorsanız baktığınız modeller yukarıda saydığım serilerden bir işlemciye sahip olmalıdır. Ultra-ince Notebook'ların harici ekran kartına sahip modelleride vardır fakat harici ekran kartına sahip bir modelin olmayanlara göre pil ömrünün ve ısınmasının daha fazla olacağını göz önünde bulundurun ve gereklilik değilse harici ekran kartı olan bir model almayın.





    Son olarak: Ultra-ince Notebook'lar taşınabilirlik ve uzun pil ömrü ile performansın bir dengesini sunarlar ama bilgisayarınızı medya içerikleri oluşturmak, grafik yoğun oyunlar oynamak ya da zorlu çoklu işlemler gerçekleştirmek için kullanıyorsanız, bu sınıftaki Notebook'ların performansı size yeterli gelmeyecektir. Yani standart bir Notebook'a yönelmeniz daha mantıklı olacaktır.


    Yukarıdaki uyarıyı geçen yıl yazmıştım ama geçen zamanda çok şey değişti. Intel bu sınıfa yönelik ürettiği ve çok güçlü işlemcilerle bu sınıfın yeniden tanımlanmasına zemin hazırladı. Örneğin Ayın Yıldızları: Mart'ta bilgi verdiğim Samsung Chronos'ta kullanılan Core i7 2675QM işlemci şu anda piyasada bulunan en güçlü mobil işlemci olan Core i7 2670QM ile performans anlamında tamamen aynı iken güç harcaması ve ısınmada çok çok önde. Burada biraz anlatmıştım. (Mart 2012)



    7- Taşınabilirlik ve pil ömrü herşey, performans olmasa da olur diyenler...

    Gidip bir "Netbook" yada "Tablet" alın!
    Netbook'ların neredeyse tamamının konfigürasyonu aynı. Fark genelde sundukları ekstra özelliklerde ve tasarımlarında. Ama eğer fiyat sizin için önemli değilse SSD diske sahip Ultra-ince bir model seçmenizi öneririm.

                    Son söz olarak "Netbook"ların bir akım olduğunu ve miadlarını doldurduklarını düşünüyorum. İlk başta bir hevesle alacaksınız ama sonra ufacık ekran, ufacık touchpad, bir dvd, cd okuyup yazamayacaksınız ve aradan 1 ay geçtikten sonra muhtemelen pişman olcaksınız. (Eylül 2010) Altta Notebook ve Netbook'larla ilgili Intel'in bir karşılaştırmasını bulabilirsiniz. Altta da yine Intel'in hazırladığı bir karşılaştırma tablosu görüyorsunuz;


    Notebook mu Netbook mu?
    Netbook
    Notebook
    E-posta, sohbet, Anında Mesajlaşma
    v
    v
    Sosyal ağlar (blog, Facebook)
    v
    v
    Mobil olarak İnternette Gezinmek
    v
    v
    Çoklu Görev
    v
    Ses yayınlamak/SD video
    v
    v
    Video ve fotoğraf oluşturmak ve düzenlemek
    v
    Müzik kodlamak
    v
    HD film izlemek
    v
    Oyun oynamak
    Online Oyunlar
    PC Oyunlar
    Zor ofis yazılımlarını çalıştırmak
    v
    İlgili işlemci
    Intel® Atom™ işlemci
    Intel® Core™ i3-i5-i7

                    Tabletlere gelince; bunları çoğu insanın notebook alternatifi olarak düşündüğünü görüyorum. Oysa bu tamamen yanlış bir düşünce. Hani eskiden otobüse, vapura, trene binerken yanımıza dergi gazete alırdık yol boyunca okuyup vakit geçirelim diye işte tabletler bunun alternatifi. Bu yüzden eğer tek bilgisayarınız olarak bunu düşünüyorsanız bir daha düşünün sonradan çok pişman olur verdiğiniz paraya acırsınız.

                    "Neden?" derseniz;

                   Tamam dokunmatik ekran hoş ama sadece o kadar. Klavye, fare ikilisinin fonksiyonelliğine ulaşması mümkün değil. Örneğin uzunca bir mail yazmaya kalktığınızda vücudunuzdaki stres miktarının arttığını fark edeceksiniz. Bunlarla yazı yazmak çoklu görevleri gerçekleştirmek çoğu zaman işkenceye dönüşebiliyor. Ayrıca yapılan araştırmalar tabletlerle yazı yazmanın ciddi sağlık sorunlarına sebep olduğunu gösteriyor. Kaynak
                  Tabletlerde kullanılan işletim sistemleri (Örneğin Android) Windows 7 gibi bir işletim sisteminin yanında oyuncak gibi kalıyor.
                 Bunun yanında performanslarının zayıf olması ve F/P oranlarının yerlerde sürünmesi de cabası.

                 İşin açıkçası tabletler bana; "Yahu ne güzel düşünmüşler, ne kadar yararlı bir program" diye düşünüp bilgisayarıma kurduğum ama aradan 3-5 ay geçtikten sonra hiç kullanmadığımı anladığım 3. parti yazılımları çağrıştırıyorlar.

                 Sonuç olarak bunlar satılmaz mı, satılır tabii. Hem de çok satılır. Sadece ben yanılgıya düşmemeniz için bunlara ihtiyacı olan kullanıcı profilini çizmeye çalışıyorum:

                 Bunları sadece zaten hali hazırda bir bilgisayarınız varsa veya  bilgisayar ile ilişkiniz sosyal paylaşım sitelerini takip etmek, maillerinizi, mesajlarınızı okumak, haberleri gazeteleri takip etmek, Angry Birds oynamak gibi aktiviteler ile sınırlıysa düşünün.

               Tabletler hem donanım hem yazılım anlamında tam oturmadıkları için bu konuda bir şey söylemek şunu al bunu almak demek mümkün değil. Pazardaki bütün oyuncular rol kapmak için kıyasıya bir rekabet içindeler ve kimin kazanacağını öngörmek çok mümkün değil. Sanırım bunun için en az 1 sene daha beklemek gerekiyor.



                 Gerek Notebook Kullanmaya Başlangıç : İhtiyaçları Belirlemek, gerekse 1. adımı okuyarak neye ihtiyacınız olduğuna karar verdiniz. Artık sahip olmak istediğiniz modelin hangi işlemci ve ekran kartına sahip olması gerektiği hakkında bir fikriniz var. Ancak hemen bir teknoloji markete koşmayın. Piyasada bu kadar farklı konfigürasyon ve fiyat varken ayaküstü doğru karar vermeniz mümkün değildir. Notebook üreticilerinin ve teknoloji marketlerinin web sitelerini dolaşıp istediğiniz işlemci ve ekran kartına sahip modelerini bulup fiyatlarıyla birlikte bir liste oluşturun ve aşağı yukarı bir karar sahibi olduktan sonra mağazaya gidin.


    Bulduğunuz fiyatların uygun olup olmadığını Ayın Yıldızları'nda verdiğim fiyatlar ile karşılaştırarak anlayabilirsiniz.



    Aldatılmayın!


    Bu konuda da yapmak istediğim bir uyarı var. Bazı mağazalar -ki bunları genelde internet sitelerinde satıkları ürünleri ve/veya fiyatlarını vermemelerinden tanımlayabilirsiniz- Amerika'da çok uzun yıllardır uygulanan -ve yasak olan-, Türkiye'de ise son yıllarda yaygınlaşan bir anlayışla satış yapıyorlar. Bunların temel prensibi sürekli kampanyalar düzenleyerek müşteriyi mağazaya çekmek daha sonra müşterinin algılama ve karşılaştırma becerisini kör eden satış teknikleriyle müşteriye mal satmaktır.

    Bunların internet sitelerinde ürünlerin listesi ve fiyatları olmadığı için orada satılan ürünlerin piyasa fiyatını bilmeden gidersiniz. Giderken zaten aklınızdan "Acaba şöyle bir kampanya denk getirip kazançlı bir alışveriş yapabilirmiyim?" düşüncesi geçiyordur. Bu psikoloji ile farkına varmadan orada satılan herşeyin piyasadan ucuza satıldığı yanılgısına kapılırsınız. Sanki bütün şehir koşarak bu mağazaya geliyordur ve sizin beğendiğiniz sınırlı sayıdaki malı bir anda bitirivereceklerdir ve size kalmayacaktır. Sizde hemen kapıverirsiniz bir tane, mağazadan çıkarken aldığınız ürünü piyasa fiyatının yarısına aldığınıza eminsinizdir. Ama eve gelip internetten araştırdığınızda %50 indirimle aldığınız ürünü çoğu yerde aynı yada çok daha uygun fiyatlarla satıldığını görürsünüz.

    Sonuçta bunlardan ürün almayın demiyorum ama bu mağazalara kredi kartınızla gitmeyin. Merak etmeyin beğendiğiniz ürün yarında orada olacaktır.



    Bazı firmalar ise Bait-and-Switch Advertising denilen bir yöntemi uygularlar. Bu yöntemde birincil amaç stokta bulunmayan (Ve asla da bulunmayacak) malların piyasanın çok çok altında fiyatlarla reklamını yaparak müşterinin mağazaya getirilmesi veya telefonla temasa geçilmesidir. (Bait/Yemleme aşaması) Bu sağlandıktan sonra  "Maalesef sonuncusunu az önce sattık ama daha iyisi var şurda onu verelim" denilerek 2. aşamaya geçilir. (Switch/Kazıklama aşaması)

    Örneklendirirsek;

                    X mağazasında tam da almayı düşündüğünüz Y model Notebook'u piyasada 2000 liraya satılırken 1600 liraya gördünüz. Hemen atlayıp gittiniz ama tesadüfe bakın ki sonuncusunu az önce satmışlar! (Bait-Yemleme)

                    İşte tam burada -benzer bir üründe kampanya olduğunu ve aynı diğeri gibi kampanyalı olduğu için çok uygun fiyatla satıldığını ve son 2 tane kaldığını- söyleyen nazik bir satış görevlisi devreye girer. (Switch) Tabii siz piyasadaki bütün Notebook'ların fiyatını bilemeyeceğiniz için karşılaştırma şansınız o an için olmayacaktır. Çıkıp gitseniz araştırıp yarın gelseniz o son 2 üründe bitecektir! İçinizden önceki üründe 400 lira indirim yapan en kötü ihtimalle bunda da 100-200 lira indirim yapmıştır diye geçirir ve alırsınız. Tabii stokta olmayan üründe 400 lira indirim yapmak kolaydır ama stokta olan üründe o kadar kolay değildir. Ürünü alıp eve gittikten sonra yaptığınız kısa bir araştırma ile ürünün -en iyi ihtimalle- her yerde o fiyata veya daha ucuza satıldığını görürsünüz. Bu kanuna göre yasak olan satış tekniğinin ülkemizdeki bir numaralı temsilcisi İstanbul Bilişim'dir.

                 Bu yasalara aykırı bir durum olduğu için bu satış tekniğini kullanan firmalar insörtlerinde "Kampanya X adetle sınırlıdır" veya Web sitelerinde "Stok sorunuz" ibaresini kullanırlar. Eğer bu veya benzeri ibareler görüyorsanız bilin ki bu büyük bir ihtimalle Bate and Switch'dir. Yani yemle ve kazıkla!



               Daha önce burada,

                "Şimdi elimizde bütçemize ve ihtiyaçlarımıza uygun pek çok model var. Alacağımız Notebook'un omurgasını seçtik. Bundan sonraki adımda dikkat edeceğimiz genel noktalar önem sırasına göre şunlar;"

               demiş ve "Ram fazla ve hızlı olsun", "Ekran Led olsun" gibi öneriler getirmiştim. Ama geçen zamanda bunların önemi kalmadı. Artık nerdeyse her modelde  DDR3 ve  4 GB Ram standart oldu. Bilgisayar tarihinde ilk defa herkeste yeterli Ram var! :) Led aydınlatmalı paneller ise artık standart. 

             Ama yine de verebileceğim 1-2 tavsiye var;


    IPS Panel

               IPS paneller 2013 yılının 2. yarısı gibi çoğu mainstream notebookda kullanılmaya başlanacak. IPS paneller;


    • Renkleri orjinaline çok daha yakın gösterirler.
    • TN panellerde ekrana dokunduğunuzda oluşan dalgalanma IPS panellerde oluşmaz. Bu dokunmatik ekranlı bilgisayarlar için önemlidir.
    • IPS paneller tüm açılardan tutarlı ve doğru renkler görüntüler. Görüntüleme açısı da 180 dereceye kadar çıkabilir.
    • IPS paneller veri kaybı olmadan yüksek hızlı sinyalleri işleyebilir.
    • IPS paneller daha net görüntüler sunar ve tepki süreleri kararlıdır.

    bu yüzden imkanınız varsa IPS panele sahip modelleri tercih edin.


    Blu-ray

               Başta çok iyi bir özellik gibi görünebilir. Bende de var ve şimdiye kadar bir kere bir Blu-ray film alıp seyretmedim. Muhtemelen sizde de böyle olacaktır. Beğendiğiniz modelin Blu-ray'e sahip olmayanı varsa ve fiyatı daha uygunsa onu tercih edebilirsiniz. (Ekleme 29.11.2010 : Eğer Full HD bir panel TV'niz varsa artık fiyatları oldukça ucuzladı tercih edin)


    Intel® Kablosuz Ekran Teknolojisi (WiDi) uyumu

               Notebook ekranınızdaki görüntüyü kablosuz bağlantı ile panel televizyonunuza aktarmaya yarayan bu teknoloji oldukça yararlı ve gelecek vaad ediyor. Özellikle panel televizyonunuz varsa Notebook satın alırken bu teknolojiye uyumlu donanımlar içermesi ileriye dönük olarak düşünülebilir. Daha fazla bilgi için bakınız : Intel® Kablosuz Ekran Teknolojisi


    SabitDisk

              Sabit Disk kapasitesi Notebook satın alırken bir kriter değildir. Bu gün en sıradan modelin dahi sahip olduğu 320 GB'lık bir Sabit Disk her şey için yeterlidir. Depolama alanı lazım olursa ileride harici bir disk alırsınız olur biter.


    Sabit Disk Performansı

              7200 Rpm veya SSD seçeneği varsa mutlaka tercih edin. 5400 Rpm ve 7200 Rpm disklerle alakalı ve hangisini tercih etmeniz konusunda ayrıntılı bir yazı yazmıştım. Ayrıca SSD sürücüler hakkında bütün sorularınızın cevaplarını bulabileceğiniz bir yazı diziside sitede mevcut. Alttaki linklerten ulaşabilirsiniz;





                  Bundan sonrası artık iyice kişiselleşiyor. Bu kısımda tamamen kişisel ihtiyaçlarınızı değerlendirin. Burada bahsi geçen özellikler bazıları için çok gerekli olabilecekken bazıları için tamamen gereksiz olabilir. Bunlar saymakla bitmez ama aklıma gelenleri yazayım;

    Burada verdiğim pek çok özellik zaman içerisinde standart hale geldi ama sadece 1-2 yıl içinde nelerin değiştiğini görmeniz açısından aynen bıraktım.


    Dizayn
    Batarya ömrü
    64-bit işletim sistemi.


            Artık 32-bit işletim sistemlerinin devri yavaş yavaş kapanıyor bunlar son demleri. Ayrıca 32-bit işletim sistemlerinin en fazla 3.7 GB Ram'i adreslendirebildiğini unutmayın. 4 GB ve üstü ram kullanmayı düşünüyorsanız 64-bit işletim sistemi şart. (32-bit işletim sistemine sahip bir model beğendiyseniz daha sonra bunu aynı lisans anahtarı ile 64-bit'e çevirebilirsiniz. Ancak bu işlem 64 bit Windows kurulum medyası gerektirir.)


    Ekran boyutu

    16" üzeri taşınabilirliği azaltır.15.4" in altı ise konforu azaltacaktır. Uzun lafın kısası 2., 3. veya 5. kategoride iseniz 15" - 16" arası bir ekran boyutu ideal olacaktır.

    Kart okuyucu

    Artık her modelde standart.

    HDMI girişi.

    Artık her modelde standart.

    USB 3.0

             Eğer harici disk kullanmayı düşünüyorsanız Usb 2.0 a göre çok daha hızlı bir ara birim olan USB 3.0 bağlantı noktası işinize çok yarayacaktır. Ancak burada dikkat etmeniz gereken ve yeni kullanıcıların kafasının karıştığı bir nokta var:

              Bu hızlı aktarım arayüzlerini kullanabilmeniz için kullanacağınız harici disklerinde buna uyumlu olması gerekir. Örneğin USB 3.0 arayüzü olan bir bilgisayar aldınız. Eğer kullanacağınız harici disklerde USB 3.0 arayüzü yoksa bilgisayarınızdaki USB 3.0 arayüzünün hiçbir anlamı olmaz ve USB 2.0 hızında kullanırsınız. Yani bilgisayarda USB 3.0 olması tek başına yeterli değil harici medyalarda da USB 3.0 desteği olması gerek.


    Ses kalitesi

    Web Kamera kalitesi

    Bunun dışında Parmak izi okuyucusu,Yüz tanıma sistemi vb. gibi pek çok özellik tercih sebebi olabilir.



             Artık seçenekler 1-2 modele kadar düşmüş olmalı. Ama bundan sonrası bundan önce yaptığımız herşey kadar hatta daha da önemli!


    En iyi konfigürasyona sahip modeli seçtiniz, en uygun fiyata buldunuz ve seçtiğiniz model istediğiniz bütün ekstra özelliklere de sahip. Ardından gidip -mümkünse- bir mağazada gördünüz ve şekli şemali de hoşunuza gitti. Ama aldıktan sonra bir de baktınız fan sesinden seyrettiğiniz filmin sesini duyamıyorsunuz, veya sürekli ısınıyor ve elinizi koyduğunuz yer ateş gibi yanıyor, veya 2 ay geçti kasası çatladı, tuşu bozuldu, menteşesi tutmaz oldu vs.

    Bundan önce yaptığınız bütün doğru tercihlerin artık hiçbir anlamı kalmaz. İşlemcinizin ışık hızıyla çalışmasının, ekran kartınızın Crysis'i full detayla çalıştırıyor olmasının da artık hiçbir anlamı kalmaz. Sonuçta hatalı dizayn edilmiş bir alete dünyanın parasını vererek hatalı seçip yapmışsınızdır.

                  Bu duruma düşmemek için mağazaya gidip çalışır durumda olanı varsa elinizi üzerine koyarak sıcaklığına bakın. Boşta çalışırken dahi sıcaklık hissediliyorsa o aletten vazgeçin. Ama her zaman bu fırsatınız olmaz. Ayrıca ısınıp ısınmadığını böyle anlayabilrsiniz ama çalışma gürültüsünü o gürültüde anlayamazsınız.Yukarıda saydığım diğer şeyleri de anlayamazsınız.

                Bu yüzden oturun internetin başına ve almayı düşündüğünüz modeli forumlarda araştırın. Almayı düşündüğünüz modele 1-2 aydır sahip olan bir kullanıcı bütün sorularınızın cevabı olabilir. Boşta ve yükte çalışma sıcaklıklarını öğrenmeye çalışın.


    Normal yükte (İnternette  dolaşma, Ofis programları kullanma gibi) genel çalışma sıcaklığı 40-50 derecenin üzerinde olmamalı. Tam yükte ise (Örneğin, oyun oynarken)  80-85 derecelere kadar ısınması normaldir.  


               Ayrıca teknoloji marketlerin sitelerinde her ürün için kullanıcı yorumları vardır bunlardan da faydalanabilirsiniz. Ama aşırı övgü içeren yapmacık yorumlara da prim vermeyin.  Ayrıca asla bir gazetede veya bilgisayar dergisinde okuduğunuz bir yazı üzerine almayın. Bu yazıların çoğu reklam amaçlı ısmarlama yazılardır.


    Aklınızda bulunması gereken önemli noktalar;


     Ne kadar beğenmiş olursanız olun ısınma sorunu olan bir modeli asla almayın.
     Marka takıntısı çok fazla yapmayın ama hiçbir şeyin boşuna ucuz olmadığını da unutmayın. (Boşuna pahalı olabilir) Her markanın çok iyi modelleri olduğu gibi berbat modelleri de vardır.
    ☻ Her marka Notebook'un içinde aynı marka işlemci, aynı marka ekran kartı vardır ama bunların bir anakart üzerinde çalıştığını ve soğutulması için iyi bir dizayna sahip olması gerektiğini unutmayın.
     Dengeyi yakalamak zorundasınız. Ucuz bir makina markasız parçalar barındırabilir. Sahip olduğu her parçada kaliteden ödün verilmiş olabilir. Bu da size sürücü sorunu veya garanti süresinden sonra arıza olarak dönebilir. Ayrıca gerekli Bios güncellemelerini ve yeni çıkacak işletim sistemlerine uyumlu sürücüleri bulamayabilirsiniz.


                  Altta Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre son 3 yıldaki Notebook arıza oranlarını gösteren bir grafik görüyorsunuz. Ayrıca raporun Türkçe metnine buradan ulaşabilirsiniz.





    PCWorld Amerika ve İngiltere'deki 79.000 okuyucusu arasında yaptığı araştırmasını bugün (29.11.2010) yayınladı. Araştırmanın Notebook'lar ilgili olan kısmını altta görebilirsiniz. Yayının tamamı ise burada: The Tech Brands You Can Trust (Güvenebileceğiniz teknoloji markaları)




    ¹ Temel bileşen olarak değerlendirilen bileşenler şunlar; İşlemci, Anakart, Ekran kartı, RAM, HDD ve Güç Kaynağı.
    ²  Bilgisayarın en az bir parçasının -Herhangi bir- arıza dolayısıyla değişmesi durumu.
    ³  EliteBook, ProBook
    Latitude, Vostro, Precision
    ⁵  Insprion, Studio, Adamo
    ⁶ Pavillion, Envy, TouchSmart





                  Bildiğiniz gibi daha önce burada, bırakın müşteri memnuniyetini gözetmeyi, müşterinin yasal haklarınını dahi açıkça hukuku hiçe sayarak kullandırtmayan, insanları kandırarak mal satmaya çalışan ve hepsinden önemlisi bu davranışları "Firma Prensibi" olarak benimseyen firmaları burada sebepleriyle yazıyordum. Yazının başında da belirttiğim gibi yazının uzunluğunu azaltmak ve sayfa yükleme performansını arttırmak adına bu bölümü de ayrı bir makale olarak yeniden düzenledim. Alışveriş yapmadan önce mutlaka göz atın...






    Yararlı Linkler



    Notlar:

      İlk sırada yer alan "Popüler Notebook'ların benchmark puanları" benim çeşitli forumlardan "gerçek" kullanıcıların yaptığı "gerçek" benchmark testlerini derleyerek oluşturduğum bir çalışmadır. Ciddiye alın. Çünkü profesyonel sitelerin yaptığı testler ile kullanıcıların yaptığı testler arasında ciddi farklar olduğunu göreceksiniz. (Güncellikten biraz uzaklaştı ilk fırsatta güncelleyeceğim. Ekim 2011)
      Notebookcheck'te bulabileceğiniz sıralama genelde doğrudur. Ama sebebini bilemediğim bir şekilde AMD grafik yongalarına karşı biraz cömert olduklarını belirteyim. Ayrıca yanında (*) işareti bulunan kartlarının sıralamasının yeterli veri olmadığından tahmini sıralama olduğunu belirteyim.
      PassMark sıralamasında mobil ve masaüstü işlemci ve grafik kartlarının beraber verildiğini göz önünde bulundurun.
     Sürücü indirirken Nvidia'da sonunda M (Mobile) eki olmasına ve işletim sisteminizi seçerken kaç bit (32 veya 64) olduğunu doğru belirttiğinize emin olun.






    ¹ Alan Kay'in 1972 yılında "Her yaştan çocuğa bilgisayar" sloganıyla Xerox üst yönetimine sunduğu taslağı ve çizimleri PDF formatında buradan indirebilirsiniz. Alan Kay'in 1972 yılında Dynabook'un prototipinin lansmanı sırasında Dynabook ile çekilmiş bir fotoğrafını ise burada görebilirsiniz.

    ² Refurbished: Amerika'da çok kullanılan bir satış yöntemi. Alındıktan çok kısa süre sonra arızalı çıktığı için değişime giren veya ambalajı açıldığı anda hatalı üretildiği/arızalı olduğu anlaşılan Notebook'lar üreticiye iade edildikten sonra üretici bunu arızasını/hatasını/eksiğini  giderir ve tekrar satışa sunar. Buna Refurbished ürün denir. Kaliteli markaların bu tip ürünlerini ciddi fiyat avantajı olduğunda almakta bir sakınca yoktur. İşlerini bizdeki gibi sallama yapmazlar.






    ...

    Arşiv

    Yorumlar

    Twitter

    Facebook

    Google+

    İzleyiciler

    Rastgele

    item