nonpasaran

Microsoft ile Olan Dava Sürecim | Neden Windows Phone Kullanmaya Devam Ediyorum?

Ortada olan 2 durum var;

  1. Geçen sene bu zamanlarda Microsoft ve Windows Phone hakkında zehir zemberek bir yazı yazmış ve yerden yere vurmuştum; Andersenden Masallar: Windows Phone
  2. Sitedeki yazıların bazılarında kullandığım görsellerden ve Instagram hesabımdan da belli olacağı üzere Microsoft Lumia 950 XL kullanıyorum.

Hem böyle bir çelişkiyi açıklamak hem de Microsoft ile yaşadığım dava sürecini yazmamın okuyuculara faydalı olabileceğini düşündüğümden -biraz geç de olsa- bu yazıyı yazma gerekliliği doğdu.

I. Bölüm: Dava Süreci


Çok uzun etmeye gerek yok. Maddeler halinde süreci özetleyeyim;

  1. Nokia Lumia 925 kullanıyordum. 2013 yılının 5. ayında 1704 TL'ye almıştım. (O günün Dolar kuruyla 941 USD, günümüze uyarladığımızda 3.578 TL)
  2. Bu telefonu aldığımda resmi sitesinde verilen özelliklerinde cihazın 16 GB dahili hafıza yanında 30 GB bulut depolama (OneDrive) alanı ile geldiği belirtiliyordu. (Buradan cihazın web sayfasının çevrimdışı bir kopyasına ek olarak aynı sayfanın ekran görüntüsünü indirebilirsiniz. Ekran görüntüsünde sarı ile işaretlenmiş alanlara dikkat edin)

  3. Microsoft ilerleyen zamanda eski modellere ait bu sayfaların tamamını siteden kaldırdı. Dolayısıyla yukarıda çevrimdışı kopyasını verdiğim sayfa şu anda kullanılabilir değil.
  4. Hepinizin bildiği gibi geçen sene bu zamanlarda Microsoft, tüm Microsoft ID (Hotmail, Windowslive vs.) kullanıcılarına, OneDrive vasitasıyla ücretsiz sunduğu 15 GB depolama alanının artık 5 GB olduğunu, bu limiti aşan kullanıcıların fazla verilerinin belli bir sürenin sonunda silineceğini bildirmeye başladı. 
  5. Bu servis ücretsiz olduğu için görünürde bir sorun yoktu, Microsoft'un buna hakkı vardı. Ancak benim gibi kullanıcılar için bir sorun vardı: Ben telefona para verirken bu hizmetin ücretini de ödemiştim!
  6. Microsoft müşteri hizmetlerini arayarak durumu anlattım. -Türkiye'de her markanın çağrı merkezinde olduğu gibi- bir çözüm üretmeye yanaşmadılar.

  7. Türkiye'de müşteri hizmetleri adı altında faaliyet gösteren çağrı merkezleri, müşteriye yardımcı olmak için değil, müşteriye neden kendilerinin haklı olduğunu anlatmak için kurulan birimler. Bizler geri zekalı olduğumuz için bazen haklı olabileceğimiz gibi vehimlere kapılabiliyoruz. Onlarda sağolsunlar bize doğruları anlatıyorlar.
  8. Bunun üzerine 22.04.2016 tarihinde THH'ne (Satıcı firmaya karşı) dava açtım;

  9. 25 Ağustos 2016 tarihine gün verdiler. O tarihte gittim heyete durumu anlattım. Olaya hâkim olmadıkları için tam tatmin olmadılar ama "Biz senin lehine karar verelim, davalı konuyu Tüketici Mahkemesine taşırsa taşır" dediler ben de olur verdim.
  10. Eylül sonuna doğru karar hem bana hem davalı tarafa posta ile yazılı olarak bildirildi.
  11. 5 Ekim'de karşı tarafın Tüketici Mahkemesine itiraz etme süresi doldu. (Kararın tebliğinden itibaren itiraz için 15 gün süreleri var)
  12. 3-5 gün sonra ben daha hiçbir girişimde bulunmadan Boran Danışmanlık adında bir firma tarafından arandım. Kendileri Nokia'nın bu işleri havale ettiği bir firmaymış. Benden telefonu, telefonla gelen aksesuarları, dava kararının bir örneğini ve bana iletecekleri bir formu doldurduktan sonra kargo ile göndermemi istediler. 
  13. Kargonun kendilerine ulaşmasının ertesi günü (10 Ekim 2016) fatura bedelini eksiksiz banka hesabıma yatırdılar. Böylece yaklaşık 6 aylık bir sürenin sonunda süreç tamamlanmış oldu.


Burada bir not düşmek istiyorum: THH'ne başvurmanın hiçbir masrafı yok ancak karşı taraf kararı Tüketici Mahkemesine taşırsa, kaybetmeniz durumunda kanunda

“Tüketici hakem heyetinin tüketici lehine verdiği karara karşı yapılan itirazın kabulü durumunda mahkemece tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nispi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir. Tarifenin maktu vekâlete ilişkin hükümleri uygulanmaz. "

şeklinde bir hüküm var. Ancak ne kadar araştırsam da “Nispi tarife” nin gerçek hayattaki karşılığına ulaşamadım. Bulduğum tek kaynakta (10.9- Vekalet Ücreti başlığı altında) şunlar söyleniyor;

"Hakem heyetlerinde vekille temsil edilen müvekkil/tüketici yararına vekalet ücretine karar verilemeyecektir. (Tüketici Hakem Heyeti Yönetmeliği m.22/7) Ancak Tüketici hakem heyetlerinin tüketici lehine verdiği kararlara karşı açılan itiraz davalarında, kararın iptali durumunda tüketici aleyhine, avukatlık asgari ücret tarifesine göre nisbi tarife üzerinden vekâlet ücretine hükmedilir. Tarifenin maktu ücret hükmü uygulanmaz. Örneğin; 1000 TL değerindeki davada karar bozulursa tüketici aleyhine vekille temsil edilen satıcı sağlayıcı yararına 120 TL vekalet ücreti takdir edilir. (6502 SK m.70/6, Yönetmelik m.28/5)”"

Buradan çıkardığım masrafın %12'den hesaplandığı. Ama gerçek hayatta nasıl uygulanıyor bir bilgim yok. Özetle; böyle bir durumda davayı kaybettiğiniz taktirde cebinizden ödeme yapmanız gerekebileceğini göz önünde bulundurun.

II. BÖLÜM: Telefon seçimi


Öncelikle herkesin bir telefondan beklentisi farklı. Bunu bir köşeye koyalım.

Benim bir telefondan istediğim ilk şey çok ama çok iyi bir kamerasının olması. Lumia 925'i de tercih sebebim buydu çünkü o dönemde en iyi kameralardan birine sahipti. İstediğiniz bu olunca zaten mecburen amiral gemisi olarak tabir edilen en üst seviye modeller arasında tercih yapmak zorunda kalıyorsunuz. Kimse giriş seviyesi telefonlara iyi kamera koymuyor. Buna ek olarak yaş dolayısıyla gözlerim eskisi gibi keskin değil. Alacağım telefonun büyük ekran olması gerekiyordu.

Bu çerçevede bakıldığında elimde 2 seçenek vardı: Samsung Galaxy S7 Edge ve Microsoft Lumia 950 XL.


Piyasada yüzlerce inceleme var ve çoğu para ile yaptırılan ya da fanların oyları ile manipüle edilen incelemeler. Bu yüzden bana katılmayabilirsiniz ancak benim kendi yaptığım araştırmalarda bu 2 kamera öne çıktı. Diğer telefonların (Buna iPhone 7 dâhil) kameraları bu kameralardan oldukça geride. Bunun kendi düşüncem olduğunu, sadece beni bağladığını ve bu konuyla ilgili tartışma içerecek yorumları yayınlamayacağımı da not olarak buraya düşeyim.

Bunun dışında oyun hiç oynamam. (PC varken gerek duymuyorum) Öyle ki önceki telefonum 925'e tek bir oyun bile yüklemeden 2.5 yıl kullandım. Ben telefonu daha çok telefon olarak, kitap okumak için, navigasyon için, PC başında olmadığımda Internet'e ulaşmak için, E-posta için kullanıyorum.

Dolayısıyla 2 telefonda işimi görüyordu. Bu yüzden hangisini ucuz bulursam onu alacaktım. O dönemde net hatırlamıyorum ama S7 Edge, 3.000 TL'ye yakın bir rakama satılıyordu. Yurtdışından Lumia 950 XL'yi 1.500 Liranın altında alma fırsatı olunca hiç terddüt etmeden tercihimi bu yönde kullandım.

Ayrıca navigasyon ve e-posta konusunda üstünlüğü ve Enpedi'de yazdığım yazılar dolayısıyla Windows Mobile 10 çalıştıran bir mobil cihaza gereksinim duymam da bu tercihte etkin oldu.

Telefon ile birlikte Samsung Micro SD PRO+ 128GB hafıza kartı ve şu orijinal deri kapağı aldım;


Sonuç olarak S7 Edge'nin neredeyse yarı fiyatına -benim için- aynı işlevi görecek bir telefon sahibi oldum. Dolayısıyla Andersenden Masallar: Windows Phone gibi bir yazı yazmama rağmen yine de tercihimi Windows Phone'dan yana kullanmamın sebebi budur.

Memnun muyum?


Evet. Kamerası düşündüğümden de iyi çıktı. Bir telefon için gerçekten de fantastik. Internet'te pek çok örnek fotoğraf bulabilirsiniz zaten. Ben sadece şimdi çektiğim bir tane makro çekim fotoğraf koyayım bir fikir vermesi açısından. Fotoğrafı orijinal boyutta buradan indirebilirsiniz. Açıkçası (Orijinalinden bakın) fotoğrafta görünen ayrıntıları benim gözüm göremiyor.


Amoled 4K ekranı ise zaten piyasadaki en iyi ekran. (S7 Edge'de tamamen aynı ekranı kullanıyor) Bu ekran tipinin canlı renkleri, siyahları tam siyah göstermesi yani sonsuz kontrasta sahip olması benim kesinlikle çok hoşlandığım ve aradığım bir özellikti.

Kötü yanı ise tasarımda kullanılan malzemelerin telefonun kendisine oranla son derece basit kaçmış olması. Ama aldığım kapak bu dezavantajı tamamen ve son derece zarif bir şekilde ortadan kaldırdı. Kapağın çok pahalı olması ise ayrı bir sorun. Açıkçası bu şekilde bir ücret iadesi olmasaydı bir kapağa 50 $ verir miydim pek emin değilim.


Son olarak;


Açıkçası bu yazıyı, davayı satmışım gibi hissettiğim için yazdım :) Ancak bir tüketicinin ilk önceliği ihtiyacını gören en kaliteli ürünü en uygun fiyata almak olmalı. S7 Edge yerine 950 XL'yi tercih etmemin bana minimum 1000 TL avantajı oldu. Ama emin olun eğer Türkiye'de satıldığı fiyattan alacak olsaydım (Ben alırken 2.600 TL idi. Şu anda 2.450 TL) kesinlikle almayı düşünmezdim.

Yorumlar

Twitter

Facebook

Google+

İzleyiciler

Rastgele

item